Pankreas Cerrahisi


Pankreas karnın orta bölümünde midenin arkasında yerleşmiş, baş kısmı oniki parmak barsağına yaslanmış, kuyruk kısmı solda dalağa doğru uzanan yassı 15-25 cm uzunluğunda, 55-70 gr ağırlığında, küçük sayılabilecek bir organdır. Pankreas iki çeşit salgı yapar. Salgıladığı enzimler pankreas kanalı ile oniki parmak barsağına salınır ki bunlar besinlerin sindiriminde rol alır. Salgıladığı hormonlar ise direkt kana karışarak şeker metabolizması başta olmak üzere vücutta çok önemli görevler yapar. Pankreas fonksiyon kaybı olursa şeker hastalığı ve yağlı ishal ortaya çıkar. Yerleşimi çok kritik bir bölgededir. Hemen arkasında ana damarlar aort ve vena kava seyreder, içinden ise karaciğere ana kan akımını sağlayan portal ven geçer. Barsakları besleyen ana atar damar olan superior mezenterik arter yine pankreasın içinden geçer. Ayrıca ana safra kanalı (koledok) pankreas içine girerek oniki parmak barsağına açılır. Kritik yerleşimi ve damar yapılarına olan komşulukları nedeniyle, cerrahisi son derece güç bir organdır ve mutlaka bu konuda deneyimli ellerde ve merkezlerde yapılmalıdır.

Akut Pankreatit

Pankreas bezinin iltihabi hastalığıdır. Hayati risk taşıyan bir olaydır. Genelde orta yaş kadın/erkek hastalığıdır. İltihabi bir hastalık olarak anılmasında karşın, bakteriler olaya daha sonradan karışırlar. Başlangıçta olay pankreas enzimlerinin pankreas dokularını harap etmesidir.

Safra kesesi ve safra yollarının taş hastalığı, alkolizm, aşırı yemek tüketimi (bir defada kontrolsüz aşırı yeme ve içme), hipertrigliseridemi (kanda yağ yüksekliği), safra yollarında yapılan bazı endoskopik işlemler (ERCP), bazı ilaçlar ve bazı enfeksiyon hastalıkları akut pankreatite neden olabilir.

Karın orta kısmında göbek etrafında sırta yayılan kuşak tarzında ağrı, iştahsızlık, bulantı ve kusma, ateş, safra akışında problem olursa sarılık ve şiddetli vakalarda karında su toplanması gibi belirtiler verebilir.

Akut pankreatit tanısı muayene, laboratuvar ve radyolojik incelemeler ile kolaylıkla konulabilir. Hastaların ağızdan beslenmeleri kesilir. Mutlak gerekli olmamakla birlikte bazı vakalarda antibiyotik gerekebilir. Mide asit salgısını azaltan ilaçlar verilir. Ameliyat sadece pankreas bölgesinde abse ve nekroz (gangren) gelişen hastalarda yapılır. Eğer sebep safra kesesindeki ve yollarındaki taşlar ise tedaviden sonraki en kısa zamanda safra kesesine ve yollarına yönelik gerekli ameliyat yapılmalıdır.

Kronik Pankreatit

Kronik (müzmin) pankreatit ya ani bir pankreatit atağı sonucu, ya da sinsi bir biçimde başlayan ve müzmin seyir gösteren bir pankreas iltihabı olayıdır. Kronik pankreatit başladıktan sonra, gitgide ağırlaşan bir seyir gösterir. Bazen ani ataklar biçiminde alevlenmeler görülür. Kronik pankreatit vakalarının yaklaşık olarak yarısında, pankreas içinde kalsifikasyon (kireçlenme) odaklarına rastlanmaktadır. İltihabı süreç, pankreas dokusunun gitgide çoğalan bir nedbe dokusu ile yer değiştirmesine yol açarak, sonunda pankreasın fonksiyonlarında yetersizlik ile sonuçlanır. Kronik pankreatit, alkolizm ile yakın ilişki göstermektedir.

Bozulmuş olan pankreas işlevi sonucu sindirim kanalında yağ ve protein emilimi bozulur ve kilo kaybı meydana gelir. Yağ emilimi ile birlikte, yağlarda eriyen K. E, A, D vitaminlerinin emilimi de bozulduğundan, buna bağlı olarak kramp tarzı kasılmalar, deride kanama, morarmalar ve pıhtılaşmada bazı bozukluklar görülür. Kronik pankreatitli bazı hastalarda şeker hastalığı da gelişebilmektedir. Kronik pankreatit hastaları % 4 pankreas kanserine yakalanma riski taşırlar.

Hastalarda tekrarlayıcı karın ağrıları vardır. Alkolü fazla miktarda kullanan hastalarda karın ağrılarının da bulunması, kronik pankreatit yönünden çok anlamlıdır. Hastalığın kesin bir tedavisi yoktur. Alkol kullanımının ortadan kaldırılması tedavide çok etkili ilk adımdır. Hastaya pankreasın salgılayamadığı enzimlerin ağız yoluyla dışardan verilmesi de tedavide önemli bir yer tutmaktadır. Ağrının kontrol altına alınamadığı ve kanser şüphesi olan hastalara değişik cerrahi müdahaleler yapılabilir.

Pankreas Kanseri

Genellikle ileri evrelerde tanı alan ve çoğunlukla küratif cerrahi yapılamayan bir kanser türüdür. Kanserlerin %90?ı pankreas başında yerleşir. Bu bölgeye yerleşen kanserler ana safra kanalını tıkayacağı için sarılık oluşturup daha erken tanı alabilirler. Gövde tümörleri çok geç şikayetlere yol açtıklarından daha geç tanı alırlar. İleri yaşlardaki insanlarda kilo kaybı ve sarılık bulunuyorsa, mutlaka pankreas kanseri düşünülmeli ve incelemeler ona göre yapılmalıdır. Kilo kaybı büyük oranda ilk bulgudur (%79) . Bunun yanında ağrı (%56, kuşak tarzında sırta yayılır), iştahsızlık (%28) ve sarılık (%25) görülebilir

Organın karın içinde derinde yerleşimi hastalarda şikayetlerin geç oluşmasına neden olur ve tanı gecikir. Büyüme hızı yüksek bir tümördür, kısa sürede büyük çaplara ulaşabilir. Tümör hücreleri erken evrede kan dolaşımına karışarak, karaciğer başta olmak üzere diğer organlara ve lenf bezlerine yayılabilir.

Klinik, laboratuvar ve radyolojik incelemeler ile tanı konulur.

Tedavide, hastalığın yerleşim yeri ve evresine göre değişik cerrahi yöntemler, kemoterapi, lokal ablatif tedaviler ve radyoterapi kullanılır.

Pankreas başında yerleşen kanserlerde yapılan Whipple ameliyatında (Radikal pankreatikoduodenektomi); pankreas baş ve boyun kısmı, ana safra kanalının alt-orta kısmı, safra kesesi, oniki parmak bağırsağı, midenin 1/3 alt kısmı, ince barsağın en üst 15-20 santimetresi, etrafındaki lenfatik dokular ile beraber çıkarılır. Daha sonra anatomik sırada bağlantılar yapılarak, hastanın ameliyat sonrasında yemek ve sindirim fonksiyonlarının normal bir şekilde devamı sağlanmaya çalışılır. Genel Cerrahinin en büyük ameliyatlarından biri olup, deneyimli cerrahlar tarafından yapılsa bile % 1-3 civarı ölüm riski taşıyan bir ameliyattır. Mutlaka bu konuda uzmanlaşmış kişiler ve merkezler tarafından yapılmalıdır.

Portal ven, pankreasın hemen arkasından geçen ve karaciğere giden kanın %75?ini taşıyan bir damardır. Kanserin buraya sıçramış olduğu olgularda bile, günümüzde portal venin çıkarılarak araya sentetik damar yerleştirilmesi tekniği ile Whipple ameliyatı gerçekleştirilebilmektedir.